24 Mart 2012 Cumartesi

Başkanlık Sistemi Rejimi

                   Türkiyenin yeni gündeminde ve hedefinde olan başkanlık sistemi büyük ve güçlü devletlerin temelini oluşturmaktadır.

                   Örneğin Rusya ve A.B.D başkanlık sisteminde yönetilen dünyaya yön veren güçlü devletlerdendir. Bu devletlerin rejimi Federal Cumhuriyet olduğu için 50 kolonin bir araya gelip yönetimde halkın devlet başkanını seçmesi ile rejim oluşur ve yerini bulur.

                    Bu rejim kendini farklı gören 50 kolonin kendi içinde kuralları olan ama merkezi bir başkana bağlı olarak, bütün amerikan halkının yönetimde söz sahibi olduğu güçlü demokratik yapısı ile amerikanın güçlenmesine yönelik bir rejimdir.

                    Türkiye de ise federal olmayan tek bir milli cumhuriyet rejimi uygulamaktadır.Bunun sebebi halkın yüzde sekseninin Türk kökeninden gelip , farklı milletlere ait insanların sayısının az olmasıdır  Bu rejim Parlemantoya yani halkın bir hükemeti belirlemesi , seçilen hükümet halkın yerine cumhurbaşkanını ve gerekli başkanları seçmesi biçiminde kendini göstermektedir.

                    Türkiye de Federal bir başkanlık rejimine girilebilmesi için ilk önce etnik grupların çoğunluğuna bakılır eğer bu çoğunluk federaliteyi destekleyemeyecek kadar az ve orantısız ise örneğin : 65 milyon Türk , 7 milyon Kürt , 1 milyon Çerkez , 500 bin Ermeni , gibi orantısız bir grafikte federalite kesinlikle uygulanamaz

                    Türkiyeye dışardan sokulan kürtlerin Türk ırkına denke gelecek şekilde çoğaltılıp örneğin 65 milyona 45 milyon  gibi  iki ırklı federalite Başkanlık rejimi de uygulanamaz . Örneğin uygulandı , iki ırkın üstünlüğü çatışmayı ve ayrılmayı gerektir ve iki devlet ortaya çıkıp başkanlık sistemini yıkar.

                     Türkiyede Başkanlık sistemi uygulanabilmesi ve sonuçları ne olur ilk önce onu incelemeliyiz. Türkiyede Rejim değişikliği kolay yapılamaz , Askeriye hükümete karşı cumhuriyet rejimini yıkmak ve sabote etme nedeniyle açık bir darbe yapabilme hakkına sahiptir.Askeriye bu hakkı anayasa maddelerinden ve T.C 'nin öz kuruluş prensiplerinden almaktadır

                      Peki rejim değiştirme nasıl olabilir , iki yöntem var biri Askeriye de yeni rejime sıcak bakar ve arkasında durur geçiş sağlanır . Diğer yöntem ise Anayasanın değişmesi ve hükümetin müttefik aldığı devletler yardımı ile mümkün olur.

                     Eğer Başkanlık rejimine geçilirse ne olur ,cumhurbaşkanı istifa eder ,Hükümet fesh edilir ,  Partiler yeni halk seçimine girer , kazanan parti başkanı devletin ve ordunun  yeni başkanı olur . Parlemanto kaldırılır yeni parlemantoya geçilir başkanın milletvekilleri statüsündeki topladığı  yürütme organı oluşur. muhalefet partileri ve milletvekilleri olamaz , kaybeden partiler, başkanın partisine katı muhalif tutum sergileyemez sergilerse de dokunulmazlıkları olmadığı için davalar ve mahkemelerden çıkamazlar. Ülkede neredeyse her gün görülen ve her konuda söz sahibi olan muhalefet partilerin başkanlarını görme olasılıkları azalıp seçilen başkan ön planda olur.Böyle bir değişimde fedaraliteden söz edilemez sadece sitem değişmeye uğrayıp olgunlaşır.

                     Eğer Başkanlık sistemi Federalite olursa kürtlere özerklik ve kendini yönetip Başkana bağlı olmaları beklenemez çünkü iki ırklı federalite olmaz bu ayrılığa neden olup Türkiyenin Stratejik bölgedeki Toprağı tehlikeye girip  başkanlık rejimi yıkılma olasılığı olabilir


                     Federalite Türkiye'ye katılmak ve bağlılığını gösterme biçiminde uygulanabilir . Örneğin :Yunanistan, Irak , Suriye , Bulgaristan , Ermenistan ,Azerbaycan , Gürcistan , Türkistan , Tacikistan , Özbekistan , Türkmenistan Romanya gibi devletler Türkiyeden Federal Bir Başkanlık Rejimi talep edebilir.Bu durumda  Türkiye Cumhuriyeti Büyümek ve Güçlü Olmak için bu teklifi görüşür tartışır ve kabul ederse  ,  Milli Cumhuriyet rejimi kendini  Büyük Türk Federal Cumhuriyetine Bırakıp rejim Oluşturabilir

                     Bu sefer BTFC 'ye katılan devletler kendi milleti için vali atar ve eski kanunları devam eder.  BTFC başkanını seçmek için halk oy kullanır ve BTFC'nin başkanı seçilir ve  sistem yerini bulur. Bu sistem çok zor ve yapılması çok zordur ve ancak bu şekilde federalite oluşur.



Yazar : Nezir Feyzi Doğaoğlu

5 Şubat 2012 Pazar



Türkiyenin 100 Yıllık Siyasal Stratejisi ve Milli Hedefi



           Türkiye , 2.Dünya savaşından sonra kutuplaşan kapital ve kominal dünya düzeninde Stratejisini ülkesinden millerce uzakta olup 2,Dünya savaşından galibiyetle çıkmış ve güçlenmeye başlayan ABD 'den yana kullanmıştır.Doğal olarak diğer seçenekten daha iyi olmuştur.Çünkü Tercihini hemen Kuzeyinde bulunan Rusya Fedarasyonundan yana kullansaydı Türkiye Kominal Yapıya sahip olup Kominizm dünyayı ele geçircek ve 3.Dünya savaşı erken başlayacaktı.


            Soğuk savaştan , Rus kominal rejiminin yıkılması ile Abd galibiyetle çıkmıştır..Bu seferde Abd sıcak savaşlara girişerek dünyanın hakimiyetini almaya çalışmaktadır. Bu da beklenen 3.Dünya savaşına hazırlık gibi görünebilir.


             Eğer 3.Dünya savaşı olursa kim galibiyetle çıkar ? kimler müttefik olur ?


             Türkler geçmişten günümüze kadar devlet kurup , bu devletleri güçlü ve hedefi olan bir yapıya sokmuşlardır.Örnek verecek olursak Osmanlı Devleti Milli Hedefi İslamiyet bünyesinde olduğu için gaza ve cihadı milli benliğine alıp dünyanın en ucra köşelerine de olsa ulaştırıp yayma ve hiristiyanlığa karşı savaştığı için feth ettiği yerlerde bu düşünceyi paylaşmaktı.


              Türkiyenin kurulduğu ilk günden itibaren Milli hedefi kominal ve kapital düzenden uzak durup tam bağımsızlığı sağlayıp kendi sistemi içerisinde güçlenip ilerlemesidir.Ama Türkiyenin kendi iç siyaseti ne kadar güçlü olursa olsun dünya siyasetini bilmemezlikten ve görmemezlikten gelemeyecektir.Buda şu gerçeği doğururu ki dünyayı kapital ve kominal olarak ikiye bölsek Türkiye Kapital bölgede yer alacağından kimsenin şüphesi olmaz. 
              
           
             Yazar : Nezir Feyzi Doğaoğlu